TMK Madde 742 – Doğal olarak akan su
TMK Madde 742 metni
Taşınmaz mülkiyetinin kısıtlamaları / Komşu hakkı / Doğal olarak akan su
Madde 742
Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır.
Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez.
Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 742 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 666 ncı maddesini karşılamaktadır.
Madde İsviçre aslı olan 689 uncu maddeye uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir. Maddenin kenar başlığı da içeriğine uygun olarak ve artık dilimize yerleşmiş daha uygun sözcüklerle ifade edilerek "Kendi kendine akan suların cereyanı" yerine "Doğal olarak akan su" şeklinde değiştirilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Üst taraftaki araziden alt taraftaki araziye doğal yoldan akan yağmur, kar ve kaynak suları konusunda komşuların hak ve yükümlülükleri bu maddede düzenlenmiştir.
Alt taraftaki arazinin maliki, üstteki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların akışına katlanmak zorundadır. "Doğal olarak" ifadesi önemlidir: üstteki malikin kanal, boru veya toprak düzenlemesiyle yönlendirdiği sular bu kapsamda değildir. Üst arazideki fazla suyun boşaltılması TMK m. 743'te ayrıca düzenlenmiştir.
Komşulardan hiçbiri suyun akışını diğerinin zararına değiştiremez. Bu yasak iki tarafı da bağlar. Üstteki malik suyu toplayıp alttaki araziye zarar verecek biçimde yönlendiremez; alttaki malik de set yaparak suyun üst araziye geri taşmasına yol açamaz.
Üçüncü fıkra, üstteki malikin suyu tutma hakkını sınırlar. Alttaki taşınmaz bu suya ihtiyaç duyuyorsa, üstteki malik suyu ancak kendi taşınmazı için zorunlu olan ölçüde tutabilir. Böylece su, alttaki taşınmazın ihtiyacını karşılayacak şekilde akmaya devam eder.
Gerekçeye göre madde İsviçre Medenî Kanununa uygun olarak üç fıkraya ayrılmış ve kenar başlığı daha anlaşılır sözcüklerle yeniden yazılmıştır.