TMK Madde 681 – Müteselsil sorumluluk
TMK Madde 681 metni
Mirasçıların üçüncü kişilere karşı sorumluluğu / Müteselsil sorumluluk
Madde 681
Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar.
Paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle teselsül sona erer.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 681 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 616 ncı maddesini karşılamaktadır.
Madde İsviçre Medenî Kanununun 639 uncu maddesine uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Kenar başlığıyla birlikte anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Mirasçıların mirasbırakanın borçlarından, tereke paylaşıldıktan sonra da alacaklılara karşı birlikte ve tüm malvarlıklarıyla sorumlu olmaya devam ettiğini düzenler.
Mirası reddetmeyen mirasçılar, mirasbırakanın borçlarından (TMK m. 641) yalnızca terekeden aldıkları mallarla değil kendi kişisel malvarlıklarıyla da sorumludur. Bu sorumluluk müteselsildir: alacaklı borcun tamamını mirasçılardan dilediğinden isteyebilir. Mirasçıların kendi aralarında paylaşma yapmış olmaları bu durumu değiştirmez. Örneğin paylaşma sözleşmesinde mirasbırakanın banka borcunu tek bir kardeşin üstlenmesi kararlaştırılmış olsa bile banka, buna rıza göstermedikçe, borcun tamamını diğer kardeşlerden de isteyebilir.
Alacaklı borcun mirasçılar arasında bölünmesine veya bir mirasçıya devredilmesine açıkça ya da davranışlarıyla örtülü olarak rıza göstermişse müteselsil sorumluluk o borç için uygulanmaz.
İkinci fıkra müteselsil sorumluluğa süre sınırı koyar. Paylaşmanın yapıldığı tarihten, paylaşmadan sonra muaccel olacak borçlarda ise muacceliyet tarihinden başlayarak beş yıl geçince teselsül sona erer. Bu süreden sonra alacaklı borcun tamamını tek bir mirasçıdan isteyemez; borç kendiliğinden ortadan kalkmış olmaz.
Borcu ödeyen mirasçının diğer mirasçılara başvurması TMK m. 682'de düzenlenmiştir. Tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olmak istemeyen mirasçılar için Kanun mirasın reddi (TMK m. 605) ve resmî defter tutulması (TMK m. 619) gibi yollar öngörür. Bu imkânlar kısa sürelere bağlıdır. Yurt dışında yaşayan mirasçıların bu süreleri kaçırmamaya özellikle dikkat etmesi gerekir.