TMK Madde 641 – Mirasçıların sorumluluğu
TMK Madde 641 metni
Mirasın geçmesinin sonucu / Mirasçıların sorumluluğu
Madde 641
Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar.
Ana ve baba veya büyük ana ve büyük baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini veya gelirlerini aileye özgüleyen ergin çocuklar ile torunlara verilecek uygun miktardaki tazminat, bu yüzden terekenin borç ödemeden acze düşmemesi kaydıyla tereke borcu sayılır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 641 gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası yürürlükteki 582 nci maddenin anlaştırılmak suretiyle tekrarından ibarettir.
İkinci fıkra ise, İsviçre'de 6 Ekim 1972 tarihinde 633 üncü ve 603 üncü maddelerde yapılan değişiklik göz önünde tutulmak suretiyle kaleme alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 633 üncü maddesi 6 Ekim 1972 tarihinde yürürlükten kaldırılmış, bu madde hükmü 603 üncü maddeye alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 633 üncü maddesinin karşılığı olan yürürlükteki Kanunun 610 uncu maddesi, bu nedenle maddenin ikinci fıkrası olarak kaleme alınmıştır.
Bu fıkra sayesinde, yürürlükteki Kanunun 610 uncu maddesinde yer alan bu tür borçlar da mirasçıların müteselsil sorumluluklarına dahil edilmiştir. Böylelikle, maddede belirtilen çocuklar ile torunlara verilecek uygun tazminat, terekenin paylaşılmasından önce hak sahiplerine ödenecek, bundan sonra, geri kalan tereke değerleri mirasçılar arasında paylaşılacaktır. Ancak bunun için terekenin borç ödemeden acze düşmemesi gerekir. Aksi takdirde belirtilen çocuk ve torunlara böyle bir tazminat ödenmesi yoluna gidilemeyecektir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur; madde ayrıca ana babasıyla birlikte yaşayıp emeğini veya gelirini aileye veren çocuk ve torunlara ödenecek tazminatı tereke borcu sayar.
Müteselsil sorumluluk, mirasbırakanın alacaklısının borcun tamamını mirasçılardan dilediğine karşı ileri sürebilmesi demektir. Alacaklı, mirasçıların miras paylarına göre bölünmüş bir alacakla sınırlı değildir. Borcun tamamını ödeyen mirasçı, kendi payını aşan kısım için diğer mirasçılara başvurabilir (TMK m. 682). Bu sorumluluk paylaşmadan sonra da sürer. Alacaklı borcun bölünmesine veya bir mirasçıya geçirilmesine rıza göstermemişse teselsül, kural olarak paylaşmadan başlayarak beş yıl geçince sona erer (TMK m. 681).
Sorumluluk mirasçının kendi malvarlığını da kapsar, çünkü mirası kabul eden mirasçı mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Bu sonuçtan kaçınmak isteyen mirasçı mirası reddedebilir (TMK m. 605), resmî defter tutulmasını (TMK m. 619) veya resmî tasfiyeyi (TMK m. 632) isteyebilir.
İkinci fıkra özel bir alacağı düzenler. Ana ve babası ya da büyük ana ve büyük babasıyla birlikte yaşayan ve emeğini veya gelirini aileye veren ergin çocuklar ile torunlar, bu katkıları için uygun bir tazminat isteyebilir. Örneğin yıllarca ailenin tarlasında veya dükkânında karşılıksız çalışmış ya da maaşını ev giderlerine harcamış bir çocuk bu kapsamdadır. Bu tazminat tereke borcu sayılır; paylaşmadan önce ödenir, geri kalan değerler mirasçılar arasında paylaşılır. Ancak tazminatın ödenmesi terekeyi borçlarını ödeyemez hâle düşürmemelidir.
Gerekçeye göre ikinci fıkranın karşılığı eski Kanunda ayrı bir madde olarak bulunuyordu; yeni Kanunda bu alacak, mirasçıların müteselsil sorumluluğu kapsamına alınmıştır.
Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından ret süresi önemlidir. Miras, kural olarak ölümün öğrenilmesinden başlayarak üç ay içinde reddedilmezse kayıtsız şartsız kazanılmış olur (TMK m. 606, 610) ve mirasçı bu maddedeki sorumlulukla karşı karşıya kalır.