TMK Madde 628 – Deftere yazılanlardan sorumluluk
TMK Madde 628 metni
Sonuçları / Resmî deftere göre kabulün sonuçları / Deftere yazılanlardan sorumluluk
Madde 628
Resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer.
Bu suretle mirasın geçmesi, mirasın açıldığı tarihten başlayarak hüküm ifade eder.
Mirasçı, mirasbırakanın deftere yazılmış olan borçlarından hem tereke malları, hem kendi malvarlığı ile sorumludur.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 628 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 568 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde İsviçre Medenî Kanununun 589 uncu maddesindeki aslı göz önünde tutulmak suretiyle üç fıkra hâline getirilmiş ve anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Mirası resmî deftere göre kabul eden mirasçının yalnızca deftere yazılmış borçlardan, ancak bunlar için kendi malvarlığıyla da sorumlu olduğunu düzenler.
Resmî deftere göre kabul, resmî defter tutulduktan sonra mirasçının seçebileceği yollardan biridir (TMK m. 627). Mirasçı süresinde beyanda bulunmazsa da mirası deftere göre kabul etmiş sayılır.
Birinci fıkraya göre bu durumda miras mirasçıya yalnızca deftere yazılmış borçlarla geçer. Deftere yazılmamış borçlar kural olarak mirasçıya geçmez. Bu kuralın istisnaları TMK m. 629'da düzenlenmiştir. Kefalet borçları için ayrıca TMK m. 630 uygulanır.
İkinci fıkraya göre mirasın bu şekilde geçmesi, mirasın açıldığı tarihten başlayarak hüküm doğurur. Mirasçı beyanını sonradan yapmış olsa bile mirasbırakanın ölümünden itibaren mirasçı sayılır. Bu sonuç, mirasın ölümle kazanılması kuralıyla uyumludur (TMK m. 599).
Üçüncü fıkra sorumluluğun kapsamını belirler. Mirasçı, deftere yazılmış borçlardan hem tereke mallarıyla hem de kendi malvarlığıyla sorumludur. Deftere göre kabul, sorumluluğu terekenin değeriyle sınırlamaz; yalnızca sorumlu olunan borçları sınırlar. Örneğin terekenin değeri 100.000 lira, deftere yazılan borçlar 150.000 lira ise mirasçı aradaki 50.000 lirayı da kendi malvarlığından ödemek zorunda kalır.
Bu nedenle mirasçı, defteri inceledikten sonra borçların terekeyi aştığını görürse beyan süresi içinde mirası reddetmeyi veya resmî tasfiye istemeyi değerlendirebilir (TMK m. 627).