TMK Madde 626 – Beyana çağrı
TMK Madde 626 metni
Sonuçları / Beyana çağrı
Madde 626
Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır.
Koşullar gerektirdiği takdirde sulh mahkemesi, tereke mallarına yeni değer biçilmesi, uyuşmazlıkların çözümü ve benzeri durumlar için ek süre verebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 626 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 566 ncı maddesini karşılamaktadır.
İsviçre Medenî Kanununun 587 nci maddesinin kenar başlığı "Beyana çağrı süresi" şeklinde, yürürlükteki metinde ise "Müddet" şeklindedir. Her iki metinden farklı olarak kenar başlık "Beyana çağrı" şeklinde değiştirilmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. İsviçre'deki aslına uygun olarak madde iki fıkra hâline getirilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Resmî defterin inceleme süresi bittikten sonra her mirasçının bir ay içinde mirası kabul edip etmeyeceğini bildirmeye çağrılmasını ve gerektiğinde ek süre verilmesini düzenler.
Resmî defter tutulduktan sonra ilgililere defteri incelemeleri için en az bir aylık süre verilir (TMK m. 623). Bu süre bitince sulh mahkemesi her mirasçıyı bir ay içinde beyanda bulunmaya çağırır. Beyan, mirasçının dört seçenekten hangisini tercih ettiğini açıklamasıdır: ret, resmî tasfiye isteme, deftere göre kabul veya kayıtsız şartsız kabul (TMK m. 627).
Çağrı her mirasçıya yapılır. Defter tutulmasını yalnızca bir mirasçı istemiş olsa bile bu istem diğer mirasçılar hakkında da etkili olduğundan (TMK m. 619/3) onlar da beyana çağrılır.
Bir aylık süre bazı durumlarda yetmeyebilir. Koşullar gerektiriyorsa sulh mahkemesi ek süre verebilir. Kanun buna örnek olarak tereke mallarına yeni değer biçilmesini ve uyuşmazlıkların çözümünü gösterir. Örneğin defterdeki önemli bir alacağın varlığı tartışmalıysa veya bir taşınmazın değerinin yeniden belirlenmesi gerekiyorsa, mirasçının bunun sonucunu görmeden karar vermesi beklenmez.
Bu sürenin önemi, sessiz kalmanın sonucunda ortaya çıkar. Süresi içinde beyanda bulunmayan mirasçı mirası deftere göre kabul etmiş sayılır (TMK m. 627/2).