TMK Madde 603 – Alacaklıların durumu
TMK Madde 603 metni
Kazanma / Alacaklıların durumu
Madde 603
Mirasbırakanın alacaklılarının hakları, vasiyet alacaklılarının haklarından, vasiyet alacaklılarının hakları da mirasçıların alacaklılarının haklarından önce gelir.
Mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklıları ile mirasbırakanın alacaklıları aynı haklara sahiptirler.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 603 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 543 üncü maddesini karşılamaktadır.
Birinci fıkrada, vasiyet alacaklıları ile mirasçıların alacaklıları karşılaştığında, kime öncelik tanınacağı hususuna açıklık getirilmiş ve vasiyet alacaklıları, alacaklarını safi tereke üzerinden (tereke borçları ödendikten sonra) alacakları için, vasiyet alacaklılarının, mirasçıların alacaklılarına göre önceliği olduğu belirtilerek bu konuda mevcut boşluk doldurulmuştur.
Ayrıca mirasçılar, vasiyet alacakları ifa edildikten sonra kalan terekeyi paylaşacaklarından ve mirasçıların alacaklıları da, borçlusuna (mirasçıya) düşecek pay üzerinde istem hakkına sahip olacağından, vasiyet alacaklılarının haklarının, mirasçının alacaklılarının haklarından önce gelmesi olağandır.
İkinci fıkrada, sözü edilen iki alacaklı arasındaki eşitlikten maksat, tüm tereke üzerinde eşit hakka sahip oldukları değildir. Burada sözü edilen eşitlik mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklılarının ona terekeden düşecek haklar üzerinde, mirasbırakanın alacaklılarının da terekeye yönelik haklarının aynısına sahip olmaları bakımındandır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Mirasbırakanın alacaklıları, vasiyet alacaklıları ve mirasçıların kendi alacaklıları arasında terekeden kimin önce ödeneceğini düzenler.
Birinci fıkra şu sırayı koyar:
- önce mirasbırakanın alacaklıları, yani ölenin borçlu olduğu kişiler,
- sonra vasiyet alacaklıları,
- en son mirasçıların kendi alacaklıları.
Bu sıranın mantığı şudur: Vasiyet alacaklıları, kendilerine bırakılanı ancak tereke borçları ödendikten sonra kalan net tereke üzerinden alabilir. Mirasbırakan borçlarını ödemeden mal bırakarak alacaklılarını zarara uğratamaz. Vasiyetler yerine getirildikten sonra kalan tereke mirasçılar arasında paylaşılır. Mirasçının kendi alacaklıları ise ancak mirasçıya düşecek bu pay üzerinde hak iddia edebilir. Gerekçeye göre bu fıkra, eski Kanunda vasiyet alacaklıları ile mirasçıların alacaklıları arasındaki öncelik konusunda bulunan boşluğu doldurmuştur.
İkinci fıkra, mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklıları ile mirasbırakanın alacaklılarının aynı haklara sahip olduğunu söyler. Mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçı, mirasbırakanın borçlarından kendi malvarlığıyla da sorumlu olur (TMK m. 599). Gerekçeye göre buradaki eşitlik, iki grup alacaklının tüm tereke üzerinde eşit hakka sahip olması anlamına gelmez. Mirasçının alacaklıları, mirasçıya terekeden düşecek haklar üzerinde, mirasbırakanın alacaklılarının tereke üzerindeki haklarının aynısına sahiptir.
Mirasbırakanın alacaklıları, alacaklarını elde edemeyeceklerinden haklı olarak kuşku duyuyorlarsa, belirli şartlarla ve üç ay içinde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir (TMK m. 633). Böylece tereke, mirasçının kendi malvarlığıyla karışmadan önce onların alacakları için ayrılmış olur.