TMK Madde 506 – Saklı pay
TMK Madde 506 metni
Tasarruf edilebilir kısım / Saklı pay
Madde 506
Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:
1. Altsoy için yasal miras payının yarısı,
2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
3. (Mülga: 4/5/2007-5650/2 md.)
4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 506 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 453 üncü maddesini karşılamaktadır.
Maddede dört bent hâlinde saklı paylı mirasçılar ve bunların saklı payları hükme bağlanmıştır.
Mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün genişletilmesi yönündeki eğilimler göz önünde tutularak saklı pay oranları yeniden belirlenmiştir. Saklı paylı mirasçılarda değişiklik yapılmamasına rağmen, bunların alacakları saklı pay oranlarında mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü lehine azaltma yoluna gidilmiştir. Bu anlamda olmak üzere yürürlükteki metinde altsoy için miras payının dörtte üçü olarak öngörülen saklı pay oranı, miras payının yarısına; ana ve baba için miras payının yarısı olarak öngörülen saklı payın dörtte bire; kardeşler için miras payının dörtte bir olarak öngörülen saklı payın sekizde bire indirilmesi uygun bulunmuştur.
Yapılan bu değişiklik İsviçre Medenî Kanununun 471 inci maddesindeki ilk iki bent ile paralellik göstermektedir. İsviçre Medenî Kanununda kardeşler saklı paylı mirasçı olmaktan çıkarıldığı hâlde, Türk aile yapısı ve yakın aile bağları göz önünde tutularak kardeşlerin hiç olmazsa miras payının sekizde biri oranında saklı paylı olmaları kabul edilmiştir.
Maddenin (4) numaralı bendi, sağ kalan eşin saklı payı ile ilgilidir. Bu bent hükmü 23/11/1990 tarihinde yürürlüğe konulan 3678 sayılı Kanunla yakın bir tarihte değiştirilmiş idi. Bu değişikliğin amacı, genel eğilime uygun olarak sağ kalan eşin daha etkin bir şekilde korunmasıydı. Ancak 3678 sayılı Kanunun bu genel amacıyla, Yürürlükteki Kanunun 453 üncü maddesinin (4) numaralı bendinde yapılan değişikliği bağdaştırmak mümkün olmamıştır. Zira (4) numaralı bent hükmü ile sağ kalan eşin üçüncü zümrede büyük ana ve babalarla birlikte mirasçı olması hâlinde, saklı pay oranı mevcut düzenlemeye nazaran arttırılmamış, azaltılmıştır. (4) numaralı bent hükmü 3678 sayılı Kanunla değiştirilmeden önce, sağ kalan eş, üçüncü zümre ile birlikte mirasçı olduğunda miras payı 1/2 mülkiyet ve 1/4 intifa hakkına sahip idi. Buna göre sağ kalan eşin saklı payı 1/2 oluyordu. 3678 sayılı Kanunla yapılan değişiklikte sağ kalan eşin üçüncü zümrede büyük ana ve babalarla mirasçı olduğunda yasal miras haklarının yarısı oranında saklı pay alması kabul edilmiştir. Sağ kalan eş büyük ana ve babalarla mirasçı olduğunda terekeden 3/4 mülkiyet payı aldığından, saklı payı ise bunun yarısı olan 3/8 olmaktadır. Bu oran, değişiklikten önce sağ kalan eşin 4/8 oranındaki saklı payından daha az olmaktadır.
3678 sayılı Kanunla getirilen bu olumsuz değişikliği gidermek üzere, ayrıca sağ kalan eşin ikinci zümre ile birlikte mirasçı olması hâlinde saklı pay oranını arttırmak amacıyla bu bent hükmü yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemeyle sağ kalan eşin altsoy ile birlikte mirasçı olması hâlinde terekeden alacağı 1/4 oranındaki miras payının tamamını; ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde terekeden alacağı 1/2 oranındaki miras payının tamamını; büyük ana ve büyük babalar ile birlikte mirasçı olması hâlinde ise terekeden alacağı miras payının 3/4 ünü saklı pay olarak alması sağlanmıştır.
Yürürlükteki Kanunun 453 üncü maddesinin ikinci fıkrası indirilmiş saklı pay oranlarıyla ilgilidir. Bu fıkra hükmü maddeye alınmamıştır. Zira yasal mirasçılardan saklı paylı mirasçıların saklı pay oranları, sağ kalan eş dışında oldukça düşürülmüş olduğundan, ayrıca maddenin ikinci fıkrasında öngörülen amaçlara yönelik tasarrufların bulunması hâlinde indirilmiş saklı pay oranlarının kabul edilmesine gerek görülmemiştir. Kaynak Kanuna uygun olarak saklı pay miktarları tek tip olarak düzenlenmiş; saklı payın azaltılmış diğer bir şekline yani saklı payın niteliğinden farklı bir saklı pay kurumuna yer verilmemiştir. Diğer taraftan, 570 inci maddeye eklenen bir fıkra ile kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı vakıf ve derneklere yapılan ölüme bağlı tasarruflar ile sağlararası kazandırmaların tenkiste sıra açısından en son tenkis edileceğine ilişkin özel bir düzenleme yapılması uygun ve yararlı görülmüştür.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, mirasbırakanın vasiyet veya bağışlarla dokunamayacağı ve kanunun en yakın mirasçılara ayırdığı saklı payların oranlarını belirler; oranlar yasal miras payı üzerinden hesaplanır.
Saklı pay, mirasçının yasal miras payının bir kesridir. Önce mirasçının vasiyet olmasaydı alacağı yasal pay bulunur, saklı pay bunun üzerinden hesaplanır:
- Altsoy (çocuk, torun) için yasal payın yarısı.
- Ana ve babadan her biri için yasal payın dörtte biri.
- Sağ kalan eş için, altsoy veya ana baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal payın tamamı; diğer hâllerde dörtte üçü.
Örnek: Evli ve iki çocuklu bir kişi öldüğünde eşin yasal payı dörtte birdir ve bunun tamamı saklıdır. Her çocuğun yasal payı sekizde üçtür; saklı payı bunun yarısı olan on altıda üçtür. Saklı paylar toplamı sekizde beşe ulaşır. Mirasbırakanın vasiyetle serbestçe bırakabileceği kısım sekizde üçtür.
Örnek: Evli, çocuksuz ve ana babası sağ olan bir kişide eşin yasal payı yarıdır ve tamamı saklıdır. Ana ve babanın yasal payı dörtte birer, saklı payları on altıda birerdir. Tasarruf edilebilir kısım yine sekizde üçtür.
Eş yalnızca büyük ebeveynler ve onların çocuklarıyla mirasçıysa yasal payı dörtte üç, saklı payı on altıda dokuzdur. Eş tek mirasçıysa mirasın dörtte üçü saklıdır.
Üçüncü bent 4/5/2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu bent kardeşlere saklı pay tanıyordu; gerekçede söz edilen sekizde birlik oran bu ilk metne aittir. Bugün kardeşlerin saklı payı yoktur. Gerekçede karşılaştırma yapılan "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur.
Saklı payı zedelenen mirasçı, tenkis davasıyla aşan tasarrufların indirilmesini isteyebilir (TMK m. 560). Dava hakkı, zedelenmenin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden başlayarak on yıl geçmekle düşer (TMK m. 571). Tenkis önce ölüme bağlı tasarruflardan, yetmezse en yeniden eskiye doğru sağlararası kazandırmalardan yapılır (TMK m. 570). Mirasbırakan saklı payı ancak mirasçılıktan çıkarma sebeplerinden biri varsa kaldırabilir (TMK m. 510).
Ölen Türk vatandaşıysa saklı pay oranları bu maddeye göre belirlenir; Türkiye'deki taşınmazlar bakımından ölenin vatandaşlığına bakılmaksızın Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 20/1).