TMK Madde 474 – Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında
TMK Madde 474 metni
Diğer kısıtlılarda / Usulü / Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında
Madde 474
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 474 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 418 inci maddesini karşılamaktadır.
Maddeye açıklık getirmesi bakımından görüşüne başvurulacak olan bilirkişinin resmî sağlık kurulu olması gereğine işaret edilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması için sebebin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesini şart koşar.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kısıtlanır (TMK m. 405). Bu tür kısıtlamada vesayet, hastalık iyileşse bile kendiliğinden kalkmaz; vesayet makamının kararı gerekir (TMK m. 472).
Bu madde, vesayet makamının bu kararı hangi delile dayanarak verebileceğini belirler. Kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla gösterilmelidir. Resmî sağlık kurulu, yetkili bir resmî sağlık kuruluşunda hekimlerden oluşturulan kuruldur. Tek bir hekimin raporu, tanık beyanı veya mahkemenin kendi gözlemi bu raporun yerini tutmaz.
Kısıtlı kişinin kendisi veya her ilgili vesayetin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 472/3). Rapor kişinin iyileştiğini, yani kısıtlamayı gerektiren durumun artık bulunmadığını göstermiyorsa vesayetin kaldırılmasına karar verilemez. Rapor iyileşmeyi gösteriyorsa vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
Kural kişiyi iki yönden korur. Bir yandan iyileşmemiş bir kişinin korumasız kalmasını önler, öte yandan iyileşen kişinin tıbbi bir değerlendirmeyle fiil ehliyetine yeniden kavuşmasını sağlar.
Gerekçeye göre bu düzenleme, görüşüne başvurulacak bilirkişinin resmî sağlık kurulu olması gerektiğini açıkça belirtmek için getirilmiştir.