TMK Madde 472 – Kaldırılması
TMK Madde 472 metni
Diğer kısıtlılarda / Kaldırılması
Madde 472
Diğer kısıtlılar üzerindeki vesayet, yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer.
Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 472 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 416 ncı maddesini karşılamaktadır.
Madde kenar başlığıyla birlikte yeniden kaleme alınmıştır. Kaynak Kanunda bu maddeyi karşılayan 433 üncü maddenin kenar başlığı "Vesayetin sona erme koşulları" şeklindedir. 1984 tarihli öntasarıda da aynı deyim kullanılmıştır. Oysa bu maddede vesayetin sona erme sebepleri düzenlenmiştir. Bu nedenle "vesayetin ref'i şartları" biçimindeki kenar başlık "Kaldırılması" olarak değiştirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrası anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Bu maddede yer alan "asliye mahkemesi" deyimi yerine vesayete son verme görev ve yetkisi vesayet makamına ait olduğundan "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.
İkinci fıkrada vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkmış olması durumunda vesayet makamının vesayetin sona ermesine karar vermesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Maddenin üçüncü fıkrası kısıtlı ve menfaati bulunan ilgililerden her birinin vesayetin kaldırılmasını istemesine olanak tanımaktadır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Küçükler ve hükümlüler dışındaki kısıtlılar üzerindeki vesayetin ancak vesayet makamının kararıyla sona ereceğini ve kaldırılmasını kimlerin isteyebileceğini düzenler.
Küçüğün ergin olması veya hükümlünün tahliyesiyle vesayet kendiliğinden sona erer (TMK m. 470, 471). Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ya da kişinin kendi isteği nedeniyle kısıtlananlarda ise durum farklıdır. Bu kişilerde kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı kendiliğinden anlaşılmaz; bunu vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi belirler.
Madde üç kural koyar:
- Bu kısıtlılar üzerindeki vesayet ancak yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer. Kişinin durumu düzelmiş olsa bile karar verilinceye kadar vesayet devam eder.
- Vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkmışsa vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
- Kısıtlı kişinin kendisi ve menfaati bulunan her ilgili vesayetin kaldırılmasını isteyebilir.
Kaldırma için kısıtlama sebebine göre ayrıca özel şartlar aranır. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığında resmî sağlık kurulu raporu (TMK m. 474), savurganlık ve benzeri sebeplerde en az bir yıl şikâyete yol açmamış olma (TMK m. 475), istek üzerine kısıtlamada ise kısıtlama sebebinin ortadan kalkması (TMK m. 476) gerekir. Kısıtlama ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur (TMK m. 473).
Gerekçede geçen "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanun, "kaynak Kanun" ise İsviçre Medenî Kanunudur. Gerekçeye göre eski metinde yer alan "asliye mahkemesi" yerine, vesayete son verme yetkisi vesayet makamına ait olduğu için "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.