TMK Madde 468 – Devletin sorumluluğu
TMK Madde 468 metni
Devletin sorumluluğu
Madde 468
Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan doğruya sorumlu olduğu gibi; vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur.
Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.
Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsilen sorumludurlar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 468 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 410 uncu maddesini karşılamaktadır.
Birinci fıkrada vesayet makamı ve denetim makamı gibi vesayet dairelerinde görevli olanların haksız fiilleri ile başkalarına verdikleri zarardan dolayı Devletin sorumlu tutulması esası getirilmiştir. Türk hukukunda geçerli olan memurların memuriyet görevleri nedeniyle verdikleri zarardan memurun değil, doğrudan doğruya Devletin sorumlu olduğu, zararı tazmin eden Devlet'in kendi memuruna rücu etmesine ilişkin genel ilke maddede aynen tekrar edilmiştir. Aynı kural Anayasanın 129 uncu maddesinde de yer almıştır.
Aynı fıkrada Devlet, vesayet makamlarında görevli olanlar dışında, vasi, kayyım ve yasal danışmanların verdikleri zararlardan da sorumlu tutulmuştur. Ancak Devletin vasi, kayyım ve yasal danışmanların verdikleri zararlardan sorumluluğu, ancak bu kişilerden zararın tazmin edilmemesi hâlinde ikinci derece bir sorumluluk olarak düzenlenmiştir.
Maddenin ikinci fıkrası Devlet'in, zarardan sorumlu kusuru olan kişilere rücu hakkını düzenlemektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasında kusurlu kişilerin, rücu hakkını kullanan Devlet karşısında müteselsilen sorumlu oldukları hükmüne yer verilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vesayet işlerinde verilen zararlardan devletin hangi durumlarda sorumlu olduğunu ve ödediği tazminatı kusurlulardan geri isteme hakkını düzenler.
Birinci fıkra iki ayrı sorumluluk öngörür:
- Vesayet dairelerinde, yani vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinde ve denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesinde görevli olanların hukuka aykırı davranışlarıyla verdikleri zararlardan devlet doğrudan sorumludur. Zarar gören tazminatı doğrudan devletten ister.
- Vasi, kayyım ve yasal danışmanın verdiği zararlarda ise devletin sorumluluğu ikinci derecededir. Zarar önce bu kişilerden istenir; onlardan tazmin ettirilemezse, örneğin vasinin ödeme gücü yoksa, devlet öder.
Gerekçe, birinci durumun genel bir ilkenin tekrarı olduğunu belirtir. Kamu görevlilerinin görevleri sırasında verdikleri zararlardan görevli değil, devlet sorumludur ve devlet ödediğini kusurlu görevliye rücu eder. Bu ilke Anayasanın 129. maddesinde de yer alır.
İkinci fıkraya göre tazminatı ödeyen devlet, zararın doğmasında kusuru olanlara rücu eder. Rücu, başkasının borcu nedeniyle ödeme yapan kişinin ödediğini asıl sorumludan geri istemesidir.
Üçüncü fıkraya göre zarara kusurlarıyla sebep olan birden fazla kişi varsa bunlar devlete karşı müteselsilen sorumludur. Devlet ödediği tutarın tamamını bunlardan herhangi birinden isteyebilir; ödeyen kişi de diğerlerine payları oranında başvurur.
Rücu davalarında yetkili mahkeme TMK m. 469'da, devlete karşı açılacak davaların ve devletin rücu davasının zamanaşımı TMK m. 492'de düzenlenmiştir.