TMK Madde 460 – Malvarlığının yönetimi

TMK Madde 460 metni

Kayyımlığın kapsamı / Malvarlığının yönetimi

Madde 460

Kayyım bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabilir.

Kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesi, temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlıdır.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 460 gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 403 üncü maddesini karşılamaktadır.

İkinci fıkrada "sulh mahkemesi" deyimi yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Bir malvarlığını yönetmek ve gözetmek için atanan kayyımın yetkisinin sınırlarını ve bu sınırları aşan işler için gereken izni düzenler.

Bu tür kayyıma yönetim kayyımı denir. Uzun süredir nerede olduğu bilinmeyen bir kişinin malları gibi, sahibinin kendisi yönetemediği ve yönetimi için temsilci de atayamadığı bir malvarlığı yönetim kayyımına bırakılabilir. Kayyımın amacı malvarlığını korumak ve olağan biçimde işletmektir.

Birinci fıkraya göre yönetim kayyımı yalnızca malvarlığının yönetimi ve korunması için gerekli işleri yapabilir. Kira bedellerini toplamak, vergi ve aidatları ödemek, malların bakım ve onarımını yaptırmak bu kapsamdadır.

Bunun dışındaki işler, örneğin bir taşınmazın satılması veya mallar üzerinde rehin kurulması, ikinci fıkraya göre ek bir yetki gerektirir. Bu yetkiyi kural olarak temsil olunan kişi, yani malvarlığının sahibi verir. Kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini etkilemediğinden (TMK m. 458), kişi durumu elveriyorsa kayyıma özel yetki verebilir. Kişi bu yetkiyi verecek durumda değilse, örneğin nerede olduğu bilinmiyorsa, vesayet makamının, yani sulh hukuk mahkemesinin izni gerekir.

Yönetim kayyımlığı, kayyım atanmasını gerektiren sebep ortadan kalktığında veya kayyım görevden alındığında sona erer (TMK m. 477/2).

Gerekçeye göre ikinci fıkrada yalnızca "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmış, hükümde değişiklik yapılmamıştır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir