TMK Madde 40 – Cinsiyet değişikliğinde
TMK Madde 40 metni
Genel olarak / Düzeltme / Cinsiyet değişikliğinde
Madde 40
Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu (…)3 bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.
Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.
Değişiklik notları
- 20/3/2018 tarihli ve 30366 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve E.: 2017/130, K.: 2017/165 sayılı Kararı ile, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “…ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…” ibaresi iptal edilmiştir. ↩
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 40 gerekçesi
Bu madde yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesine 04/05/1988 tarih ve 3444 sayılı Kanunla eklenmiş olan ikinci fıkradan değiştirilmek suretiyle alınmıştır.
Yürürlükteki Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cinsiyet değişikliği dolayısıyla nüfus sicilinde gerekli değişikliğin yapılabilmesi için kişinin önceden cinsiyetini değiştirmesi, bu değişikliğin resmî sağlık kurulu raporuna dayandığının belgelendirilmesi yeterli görülmüştür. Madde bu şekliyle mahkemeye, kişinin cinsiyetinin değiştirilmesi sonucu nüfus sicilinde değişiklik yapma konusunda bir takdir yetkisi vermemekte, mahkemeyi âdeta bir onay makamı hâline getirmektedir. Bu durum, gelişigüzel cinsiyet değişiklikleri sonucu mahkemelerimizi, âdeta bir emrivaki ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu amaçla yeni düzenlemede cinsiyet değiştirmek isteyen kişinin bu değişikliğe gitmeden önce bizzat mahkemeye başvurması zorunlu kılınmış; mahkemenin böyle bir izni verebilmesi bazı koşullara bağlanmak suretiyle yürürlükteki 29 uncu maddenin ikinci fıkrasında olduğu gibi gelişigüzel cinsiyet değişikliklerinin önüne geçilmek istenmiştir.
Bu koşulların başında kişinin mahkemeye bizzat başvurması gelmektedir. Cinsiyet değişikliği şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, bu istemin bizzat cinsiyet değiştirmek isteyen kişiden gelmesi gerekir. Ancak bu durum kişinin böyle bir davayı mutlaka bizzat açması anlamında olmayıp, iradî temsil yolu da açıktır.
Değişiklik için aranan diğer önemli koşul, kişinin onsekiz yaşını doldurmuş olması ve evli bulunmamasıdır. Henüz cinsiyeti yönünden bir değişiklik zorunluluğu bulunmayan ya da böyle bir zorunluluğun olup olmadığı belli olmayan kişilerin bu yola başvurmasının önlenmesi bakımından en az onsekiz yaşını doldurmuş olması koşulu aranmış, bunun yanında bu kişinin evli olmaması koşulu da getirilmiştir. Toplumun temeli olan aile kurumunun cinsiyeti belirsiz kişiler nedeniyle sarsılmasını önlemek amacıyla öncelikle kişinin evli olmaması öngörülmüştür. Bu koşul, kişinin bir yandan evliliğini sürdürmesi, öte yandan bu evlilik devam ederken cinsiyet değişikliğine girmesi, bunu eşinin ya da çocuklarının ortak yaşantıları içinde yapmasının psikolojik ve ahlâkî tersliklerinin önüne geçmek üzere konulmuştur.
Getirilen diğer önemli bir koşul, istem sahibinin transseksüel yapıda olması, ruh sağlığı açısından cinsiyet değişikliğinin zorunlu bulunması ve kişinin üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olmasıdır. Bu yolla cinsiyet değişikliği sadece biyolojik açıdan değil, ruhsal açıdan da zorunlu olma koşuluna bağlanmıştır. Bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin gelişigüzel doktor raporlarına bağlanmaması için de uzmanlardan oluşan bir resmi sağlık kurulu raporu alınması öngörülmüştür.
Maddenin ikinci fıkrası, hâkimin iznine bağlı olarak cinsiyet değişikliğinin gerçekleştirilmesi hâlinde, bu hususun yine resmî sağlık kurulu raporuyla saptanması koşuluyla hâkimin cinsiyet değişikliği için nüfus sicilinde değişiklik kararı vermesini öngörmüştür.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, cinsiyet değiştirmek isteyen kişinin önceden mahkemeden izin alması gerektiğini, iznin koşullarını ve ameliyattan sonra nüfus kaydının düzeltilmesini düzenler.
Cinsiyet değişikliği iki aşamalı bir mahkeme sürecine bağlıdır.
İlk aşamada kişi, ameliyattan önce mahkemeye başvurarak cinsiyet değişikliğine izin verilmesini ister. İzin için şu koşullar aranır:
- Başvuruyu kişinin kendisi yapmalıdır. Gerekçeye göre bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; ancak bu, davanın vekil aracılığıyla açılmasına engel değildir.
- Kişi on sekiz yaşını doldurmuş olmalıdır.
- Kişi evli olmamalıdır.
- Kişinin transseksüel yapıda olduğu ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu bulunduğu, bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelenmelidir.
İkinci aşamada, verilen izne dayanarak amaca ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı yapıldığı yine resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanırsa, mahkeme nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verir.
Maddenin ilk metninde, kişinin üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olduğunu da raporla belgelemesi şartı vardı. Anayasa Mahkemesi 29/11/2017 tarihli ve E.2017/130, K.2017/165 sayılı kararıyla bu ibareyi iptal etmiştir; karar 20/3/2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Metindeki "(…)" işareti iptal edilen ibarenin yerini gösterir. Gerekçe maddenin ilk metnine ait olduğundan, iptal edilen bu koşuldan da söz eder.
Gerekçeye göre madde, eski Kanunun 29 uncu maddesine 1988'de 3444 sayılı Kanunla eklenen fıkradan değiştirilerek alınmıştır. Eski düzenlemede kişinin cinsiyetini değiştirdikten sonra mahkemeye başvurup sağlık kurulu raporunu sunması yeterliydi. Gerekçe, bunun mahkemeyi bir onay makamına dönüştürdüğünü belirterek, değişiklikten önce mahkeme izni alınmasını zorunlu kılmanın amacını açıklar.