TMK Madde 380 – Sebepleri

TMK Madde 380 metni

Aile malları ortaklığı / Ortaklığın sona ermesi / Sebepleri

Madde 380

Aşağıdaki hâllerde ortaklık sona erer:

1. Bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesiyle,

2. Ortaklık süresi açıkça veya örtülü olarak uzatılmadığı takdirde sürenin bitmesiyle,

3. Ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının istenmesiyle,

4. Ortaklardan birinin iflâsıyla,

5. Ortaklardan birinin haklı sebebe dayanan istemiyle.

Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.

TMK Madde 380 gerekçesi

1984 tarihli Öntasarının 311 inci maddesinden alınan bu madde, yürürlükteki Kanunun 330 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin üç numaralı bendinde sadece icra dairesince konulan haciz esas alınmışken, maddede, özel kanunlarla bazı kurumlara tanınan haciz imkânları da göz önünde tutularak metindeki "icra dairesi" deyimi kaldırılmış ve sadece "haciz"den söz edilmek suretiyle kapsam genişletilmiştir. Aynı bentte, hacizden sonra satışın istenmiş olması fesih için yeterli görülmüştür. Başka değişiklik yoktur.

Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.

Açıklama

Aile malları ortaklığının hangi hâllerde sona ereceğini sayar: anlaşma veya fesih, sürenin bitmesi, payın haczi, ortağın iflâsı ve haklı sebep. Bu sebeplerden biri gerçekleşince ortaklık sona erer; ortaklık malları paylaşılır ya da ayrılan ortağın payı ödenir (TMK m. 383).

Sona erme sebepleri şunlardır:

  • Bütün ortakların anlaşması veya bir ortağın fesih bildirimi. Süresiz ortaklıkta her ortak altı ay önceden bildirimde bulunarak ortaklıktan çıkabilir (TMK m. 375).
  • Belirli süreli ortaklıkta sürenin bitmesi. Ortaklar süreyi açıkça ya da örtülü olarak, örneğin süre bittikten sonra birlikte işletmeye devam ederek uzatmamışsa ortaklık sona erer.
  • Bir ortağın payının haczedilmesi ve satışının istenmesi. Haczin icra dairesince veya özel kanunlarla haciz yetkisi tanınmış bir kurumca konulmuş olması fark etmez. Ancak haciz tek başına yetmez; payın satışının da istenmiş olması gerekir.
  • Bir ortağın iflâs etmesi.
  • Bir ortağın haklı bir sebebe dayanan istemi. Ortaklar arasındaki ciddi bir geçimsizlik veya bir ortağın ortaklıkta kalmasının artık kendisinden beklenememesi bu tür sebeplerdir. Haklı sebebin bulunup bulunmadığını hâkim değerlendirir.

Bu sebeplerin bir kısmında ortaklık bütünüyle dağılmayabilir. Fesih bildirimi, iflâs veya haczedilen payın satışının istenmesi hâllerinde diğer ortaklar, ayrılan ortağın veya alacaklılarının hakkını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK m. 381). Bir ortağın ölümü ise sona erme sebepleri arasında sayılmamış, sonuçları TMK m. 382'de ayrıca düzenlenmiştir. Gerekçeye göre eski metinde yalnızca icra dairesince konulan haciz esas alınıyordu; yeni metin bu ifadeyi kaldırarak kapsamı genişletmiş ve hacizden sonra satışın istenmesini yeterli saymıştır.

Görüşme randevusu

Görüşmeler online görüntülü, telefonla veya Düsseldorf’ta yüz yüze yapılabilir. Saatler Almanya ve Türkiye saatiyle birlikte gösterilir.

Randevu al
  1. Görüşme türünü ve konuyu seçin
  2. Uygun bir tarih ve saat belirleyin
  3. Bilgilerinizi iletin; onay e-posta ile bildirilir