TMK Madde 342 – Çocuğun temsil edilmesi
TMK Madde 342 metni
Velâyetin kapsamı / Çocuğun temsil edilmesi
Madde 342
Ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler.
İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler.
Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 342 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 268 inci ve kısmen 269 uncu maddelerini karşılayan bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 304 üncü maddesini örnek alan 1984 tarihli Öntasarının 259 uncu maddesinden alınmıştır.
Birinci fıkrada, yürürlükteki metne göre hüküm değişikliği yoktur.
İkinci fıkra, iyiniyetli üçüncü kişileri korumak amacıyla düzenlenmiştir. İyiniyetli üçüncü kişilere çocuğun temsili konusunda ana ve babadan her birinin diğerinin rızasıyla hareket ettiğini varsayma olanağı tanınmıştır. Zira Kanun, velayetin kullanılmasında ana ve babanın birlikte hareket etmesi ve hiç birine üstünlük tanınmaması ilkesini benimsemiştir.
Üçüncü fıkra, yürürlükteki Kanunun 269 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesini karşılamaktadır ve çocuğun temsilini ilgilendirdiği için bu maddeye alınmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bu madde, ana ve babanın velayet çerçevesinde çocuğu üçüncü kişilere karşı temsil etmesini, iyiniyetli üçüncü kişilerin korunmasını ve vesayetteki temsil kurallarının velayette uygulanmasını düzenler.
Birinci fıkraya göre ana ve baba çocuğun yasal temsilcisidir. Çocuk adına sözleşme yapmak, dava açmak, okul, banka ve resmî daireler nezdinde işlem yapmak bu temsil yetkisine dayanır. Velayeti birlikte kullanan ana ve baba çocuğu da birlikte temsil eder.
İkinci fıkra günlük hayatı kolaylaştırır. Her işlemde iki ebeveynin birlikte hareket etmesi beklenemez. Bu nedenle iyiniyetli üçüncü kişi, örneğin bir okul veya banka, çocuk adına işlem yapan ana veya babanın diğerinin rızasıyla hareket ettiğini varsayabilir. Diğer ebeveynin aslında karşı olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişi bu korumadan yararlanamaz (TMK m. 3).
Üçüncü fıkraya göre kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velayetteki temsilde de uygulanır; ancak vesayet makamlarının iznine bağlı işlerde bu izin velayette aranmaz. Buna karşılık vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır (TMK m. 449); bu yasak çocuk adına işlem yapan ana ve baba için de geçerlidir.
Ana ve baba ile çocuk arasında menfaat çatışması olan işlemlerde ana ve baba çocuğu tek başına temsil edemez; bu durumda kayyım ve hâkim onayı gerekir (TMK m. 345). Çocuğun kendi işlemleriyle hangi ölçüde bağlanacağı TMK m. 343'te düzenlenmiştir.