TMK Madde 338 – Üvey çocuklar
TMK Madde 338 metni
Genel olarak / Üvey çocuklar
Madde 338
Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler.
Kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 338 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 299 uncu maddesinden esinlenen 1984 tarihli Öntasarının 254 üncü maddesinden alınmıştır. Bir kimsenin, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermesini, bu üvey çocuklar üzerinde velayeti kullanan eşine uygun bir şekilde yardımcı olmasını ve durumun gerektirdiği ölçüde bu çocuğun ihtiyaçları için onu temsil etmesini hükme bağlayan bu madde, bir sosyal ahlâk gerekliliğini Medenî Kanunda yer alan bir özel hukuk kuralı düzeyine çıkarmaktadır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Bu madde, eşlerin ergin olmayan üvey çocuklarına özen ve ilgi göstermesini ve velayeti kullanan eşe yardımcı olmasını düzenler.
Üvey çocuk, eşin önceki bir evlilikten veya ilişkiden olan çocuğudur. Üvey ana veya üvey babanın bu çocuk üzerinde velayeti yoktur. Velayet, çocuğun kendi ana ve babasına aittir. Buna rağmen kanun, aynı evde yaşayan ve aile hayatını paylaşan üvey ebeveyne de bazı yükümlülükler yükler.
Bu yükümlülükler şunlardır:
- ergin olmayan üvey çocuğa özen ve ilgi göstermek,
- kendi çocuğu üzerinde velayeti kullanan eşe uygun şekilde yardımcı olmak,
- durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil etmek.
Temsil yetkisi sınırlıdır. Örneğin velayet sahibi eşin bulunamadığı acil bir durumda çocuğun tedavisi için gerekli işlemlerin yapılması bu kapsamda düşünülebilir. Üvey ebeveyn, velayet sahibinin yerine geçip çocuk hakkında genel kararlar alamaz.
Gerekçeye göre madde, bir sosyal ahlak gerekliliğini hukuk kuralına dönüştürmüştür.
Üvey ebeveyn çocukla hukuki bağ kurmak isterse eşinin çocuğunu evlat edinebilir. Bunun için eşlerin en az iki yıldan beri evli olmaları veya evlat edinecek eşin otuz yaşını doldurmuş olması gerekir (TMK m. 306/3).