TMK Madde 270 – Eşler arasındaki borçlar
TMK Madde 270 metni
Eşler arasındaki borçlar
Madde 270
Mal rejimi eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez. Bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi borçlu eşi, evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa hâkim, istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 270 gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 235 inci maddesinden aynen alınmıştır.
Eşitlik ilkesinin sonucu olan bu hüküm, sadece mal ortaklığı için değil, diğer bütün mal rejimleri açısından da geçerlidir. Genel hükümler arasında da yer alan (m.217) bu hükümle, aralarındaki alacak borç ilişkilerinde eşlere bazı kolaylıklar sağlanmıştır.
Maddede eşler arasındaki mal rejiminin, eşlerin birbirlerinden olan alacaklarının muaccel olmasını önlemediği hükme bağlanmıştır. Ancak bunun istisnası olarak, evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlükler yaratacak bir hâlin söz konusu olmasında, borçlu eşin, mahkemeye başvurarak kendisine borcun ifası için mehil verilmesini isteme yetkisi tanınmıştır. Böyle bir istem durumunda, durum ve koşullara göre istemde bulunan eşin güvence göstermesine de karar verilebilecektir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, mal rejiminin eşler arasındaki borçların muaccel olmasını engellemediğini, ancak ödeme evlilik birliğini tehlikeye düşürecekse borçlu eşin süre isteyebileceğini düzenler.
Muaccel borç, vadesi gelmiş ve ödenmesi istenebilecek borçtur. Eşler birbirleriyle her türlü hukukî işlemi yapabilir (TMK m. 193); birbirlerine ödünç verebilir, aralarında satış veya kira sözleşmesi kurabilir. Bu ilişkilerden doğan borçların vadesi evlilik veya mal rejimi nedeniyle ertelenmez. Alacaklı eş, vadesi gelen alacağını evlilik sürerken de isteyebilir.
Ancak borcun hemen ödenmesi borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, borçlu eş ödeme için süre isteyebilir. Örneğin ödeme ancak aile konutunun satılmasıyla mümkünse bu durum söz konusu olabilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa hâkim, süre isteyen eşin güvence göstermesine karar verir. Güvence, ipotek veya kefalet gibi alacağın ödenmesini garanti eden bir teminattır.
Madde mal ortaklığı bölümünde yer alsa da aynı hüküm, bütün mal rejimleri için genel hükümler arasında TMK m. 217'de de bulunur. Gerekçe de hükmün bütün mal rejimlerinde geçerli olduğunu belirtir.
Mal rejimi sona erdiğinde eşler arasındaki borçlar tasfiyede ayrıca ele alınır; edinilmiş mallara katılmada eşler karşılıklı borçlarını kendi aralarında düzenleyebilir (TMK m. 226/3). Katılma alacağı ve değer artış payının ödenmesinin ertelenmesi ise TMK m. 239'da düzenlenmiştir.