TMK Madde 248 – Genel olarak
TMK Madde 248 metni
Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye / Malların geri alınması ve paylı malın verilmesi / Genel olarak
Madde 248
Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır.
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş, diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 248 gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 251 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda maddeyi karşılayan hüküm yoktur. Madde, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, malların nasıl geri alınacağını düzenlemektedir. Bu mal rejiminde ilke olarak her eş, kendi malını muhafaza eder, malı diğer eşte bulunuyorsa birinci fıkraya göre onu geri istemek hakkına sahiptir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla mal ayrılığı rejiminin sona ermesi hâlinde, eşlerin paylı mülkü olan bir malın, kendisine özgülenmesinde üstün yararı olduğunu ispat eden eş, ödeme günündeki karşılığını ödemek suretiyle bu malın kendisine özgülenmesini isteme hakkına sahip olmaktadır. Böylece madde ile eşlere özgülemede üstün yarar sahibi olduğunu kanıtlaması koşuluyla bir tür yasal alım (iştira) hakkı tanınmakta, ayrıca ekonomik değerlerin bölünmeden korunması da sağlanmaktadır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, paylaşmalı mal ayrılığı sona erdiğinde her eşin diğerinde bulunan mallarını geri alacağını ve paylı mülkiyetteki malın üstün yararı olan eşe verilebileceğini düzenler.
Birinci fıkra, rejimin temelindeki mülkiyet ayrılığının sonucudur. Evlilik boyunca her eş kendi mallarının sahibi olarak kalır. Eşlerden birine ait bir mal, örneğin kullanması için bırakılmış bir araç, diğer eşin elindeyse sahibi onu geri alır.
İkinci fıkra paylı mülkiyetteki mallar içindir. Tapuda iki eş adına kayıtlı bir daire veya hangi eşe ait olduğu ispat edilemediği için paylı mülkiyette sayılan bir eşya (TMK m. 245) buna örnektir. Rejim sona erdiğinde eşlerden biri, malın kendisine verilmesinde daha üstün bir yararı olduğunu ispat eder ve diğer eşe onun payının ödeme günündeki karşılığını verirse, malın tamamının kendisine verilmesini isteyebilir. Gerekçe bu hakkı bir tür yasal alım hakkı olarak nitelendirir. Payın değeri ödeme gününe göre hesaplandığından, tasfiye uzasa bile diğer eş güncel değeri alır.
"Diğer önlemler yanında" ifadesi, bu imkânın ortaklığın giderilmesi gibi kanundaki diğer yolları ortadan kaldırmadığını gösterir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde aynı imkân TMK m. 226'da düzenlenmiştir. Mal ayrılığı rejiminde de bu madde uygulanır (TMK m. 243).
Gerekçede söz edilen "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur.