TMK Madde 204 – Sözleşme ehliyeti
TMK Madde 204 metni
Mal rejimi sözleşmesi / Sözleşme ehliyeti
Madde 204
Mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir.
Küçükler ile kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 204 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 172 nci maddesini karşılamaktadır.
Madde sadeleştirilmek suretiyle kaynak Kanuna da uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki maddenin "İki tarafın ehliyeti" şeklindeki kenar başlığı, "Sözleşme ehliyeti" şeklinde değiştirilmiştir. Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteyen eşlerin ayırt etme gücüne sahip olmaları zorunludur. Küçükler ve kısıtlılar ise ancak yasal temsilcilerinin rızasıyla sözleşme yapabilirler.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Mal rejimi sözleşmesini ancak ayırt etme gücüne sahip kişilerin yapabileceğini, küçükler ve kısıtlıların ise yasal temsilcilerinin rızasını almaları gerektiğini düzenler.
Ayırt etme gücü, kişinin akla uygun biçimde davranabilme yeteneğidir (TMK m. 13). Ayırt etme gücü olmayan kişi mal rejimi sözleşmesi yapamaz. Sözleşme kişiye sıkı sıkıya bağlı bir işlem sayıldığından, ayırt etme gücüne sahip kişi sözleşmeyi bizzat yapar ve imzalar (TMK m. 205/2).
Küçükler ve kısıtlılar, ayırt etme gücüne sahip olsalar bile sözleşme için yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır. Küçüğün yasal temsilcisi kural olarak ana ve babası, kısıtlının yasal temsilcisi ise vasisidir. Evlenme kişiyi ergin kıldığından (TMK m. 11), evli bir küçüğün evlilik sırasında yapacağı sözleşmede bu rıza aranmaz. Kural, daha çok evlenmeden önce yapılan sözleşmelerde önem taşır.
Kısıtlılar bakımından mal rejimi sözleşmeleri ayrıca vesayet makamının iznine bağlı işlemler arasında sayılmıştır (TMK m. 462/9). Yasal temsilcinin de sözleşmeyi imzalaması gerekir (TMK m. 205/2).