TMK Madde 190 – Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması
TMK Madde 190 metni
Birliğin temsili / Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması
Madde 190
Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. İstemde bulunan eş, temsil yetkisinin kaldırıldığını veya sınırlandığını, üçüncü kişilere sadece kişisel duyuru yoluyla bildirebilir.
Temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlanmasının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla ilân edilmesine bağlıdır.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 190 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 156 ncı maddesini karşılamaktadır.
Madde 1984 tarihli Öntasarı 153 üncü maddeden yararlanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, İsviçre Medenî Kanununun 174 üncü maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir.
Ancak madde kaleme alınırken, İsviçre Medenî Kanununun 174 üncü madde hükmü göz önünde tutulmak suretiyle kısmen değiştirilmiştir. Bu anlamda olmak üzere 1984 tarihli Öntasarıdan farklı olarak "Eşlerden birinin evlilik birliğini temsil yetkisini kötüye kullanması" yerine "Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar" ibaresine yer verilmiştir. Öte yandan 1984 tarihli öntasarıda kullanılan "veya bu yetkisini kullanma gücünden yoksun bulunması hâlinde" yerine "veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa" ibaresi amacı daha iyi ifade etmesi yönünden tercih edilmiştir.
Yürürlükteki Kanunda madde, kadının temsil yetkisinin nez'i (kaldırılması) açısından düzenlenmiştir. Maddede ise temsil yetkisi her iki eş açısından eşit olarak düzenlendiği cihetle, temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması her iki eş açısından ancak hâkimden karar alınmasına bağlıdır. Hâkimin böyle bir karar vermesi için, temsil yetkisinin aşılmış olması veya yetkiyi kullanmada yetersiz kalınmış bulunması gerektiği esası kabul edilmiştir.
Ayrıca maddede, istemde bulunan eşin, temsil yetkisinin kaldırıldığı veya sınırlandığını hâkim kararı gerekmeksizin, sadece üçüncü kişilere, kişisel duyuru yoluyla bildirebileceği öngörülmüştür.
İkinci fıkrada ise daima hâkim kararını gerektiren durum düzenlenmiştir. Bu hükme göre temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlanmasının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla ilân edilmesine bağlı olacaktır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa, hâkimin diğer eşin istemiyle bu yetkiyi kaldırabileceğini veya sınırlayabileceğini düzenler.
TMK m. 188 her iki eşe evlilik birliğini temsil yetkisi tanır. Bu yetki yerinde kullanılmazsa diğer eş, TMK m. 189 gereğince müteselsil sorumluluk altına girebilir. Madde bu tehlikeye karşı korunma yolunu gösterir.
Hâkimin karar verebilmesi için iki durumdan biri gerekir:
- eşin temsil yetkisini aşması, örneğin ailenin ihtiyaçlarıyla ilgisi olmayan harcamalar yapması veya sürekli borç biriktirmesi,
- eşin bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalması, örneğin hastalık veya bağımlılık gibi sebeplerle aile bütçesini yönetemez hâle gelmesi.
Karar ancak diğer eşin istemi üzerine verilir. Hâkim yetkiyi tamamen kaldırabilir ya da belirli işlemlerle veya belirli bir tutarla sınırlayabilir.
Kararın üçüncü kişilere karşı etkisi bildirime bağlıdır. İstemde bulunan eş, eşinin alışveriş yaptığı işyerleri gibi belirli kişilere durumu kendisi bildirebilir; bu kişiler artık temsil yetkisine dayanamaz. Kararın, durumdan haberi olmayan iyiniyetli üçüncü kişilere karşı da sonuç doğurması için hâkim kararıyla ilân edilmesi gerekir.
Koşullar değiştiğinde kararın değiştirilmesi veya kaldırılması TMK m. 191'de düzenlenmiştir. Gerekçe maddenin üç fıkra olarak düzenlendiğinden söz etse de kanunlaşan metin iki fıkradan oluşur.