TMK Madde 184 – Boşanmada yargılama usulü
TMK Madde 184 metni
Boşanmada yargılama usulü
Madde 184
Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:
1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.
2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.
3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.
4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.
5. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 184 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 150 nci maddesini karşılamaktadır.
Bu maddede belirtilenler dışında, boşanmada yargılama usulünün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbi olduğu açıklanmıştır. Maddenin beşinci bendinde "iki taraf arasında" ifadesi mehaza uygun olarak metinden çıkarılmıştır.
Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşma, eşler dışında, çocuğun velayet altında bulunduğu durumlarda vasisinin de katılmasını gerektirebileceğinden, bu anlaşmaların hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Boşanma ve ayrılık davalarında genel usul kurallarından ayrılan özel ispat ve yargılama kurallarını düzenler.
Madde, boşanma yargılamasının genel olarak usul kanununa tâbi olduğunu söyler. Metinde anılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 2011'de yürürlükten kalkmış, yerini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu almıştır; eski kanuna yapılan atıflar yeni kanuna yapılmış sayılır. Boşanma davaları aile mahkemesinde görülür.
Boşanma yalnızca eşleri değil çocukları ve toplumu da ilgilendirdiğinden madde, tarafların yargılamayı kendi aralarında yönlendirmesini sınırlar:
- Hâkim, boşanma sebebi olarak ileri sürülen olguların gerçekten var olduğuna vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz.
- Hâkim bu olgular hakkında taraflara yemin teklif edemez.
- Tarafların ikrarı, yani karşı tarafın iddiasını kabul etmesi hâkimi bağlamaz. Anlaşmalı boşanmada bu kural uygulanmaz (TMK m. 166/3).
- Hâkim tanık beyanları ve belgeler gibi delilleri serbestçe değerlendirir.
- Nafaka, tazminat, mal paylaşımı, velayet ve kişisel ilişki gibi fer'î (yan) sonuçlara ilişkin anlaşmalar, hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz.
- Taraflardan biri isterse duruşma gizli yapılabilir.
Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşma, eşlerin boşanmanın sonuçları hakkında imzaladıkları ve uygulamada protokol denilen metindir. Böyle bir anlaşma yurt dışında bir noterde imzalanmış olsa bile, Türk mahkemesinde görülen davada hâkimin onayı olmadan hüküm doğurmaz.