TMK Madde 632 – Mirasçıların istemi ile
TMK Madde 632 metni
Koşulları / Mirasçıların istemi ile
Madde 632
Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir.
Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz.
Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmazlar.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 632 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 572 nci maddesini karşılamaktadır.
Hüküm değişikliği yoktur. İsviçre Medenî Kanununun 593 üncü maddesine uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir. Anlaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Maddede, mirası reddetme ya da resmî deftere göre kabul etme hakkına sahip bulunan mirasçıya, bunların yerine terekenin resmî tasfiyesini isteyebilme olanağı tanınmıştır. Ancak birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi durumunda, kabul eden mirasçı terekenin borçlarından şahsen sorumlu olacağından, artık terekenin resmen tasfiyesinin anlamı kalmamaktadır. Böyle olunca da diğer mirasçıların resmî tasfiyeyi istemeleri göz önünde tutulmayacaktır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Mirasçılardan her biri, mirası reddetmek veya resmî deftere göre kabul etmek yerine terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir; madde bu hakkı ve sonucunu düzenler.
Resmî tasfiye, terekenin sulh mahkemesi eliyle ya da onun atadığı tasfiye memuru tarafından toparlanmasıdır. Mirasbırakanın alacakları tahsil edilir, borçları ödenir, gerekirse mallar paraya çevrilir. Tasfiyeden sonra bir değer kalırsa bu, mirasçılar arasında paylaşılır. Tasfiyenin nasıl yürütüleceği TMK m. 634 ve 635'te düzenlenmiştir.
Madde üç kural koyar:
- Mirası reddetme veya resmî deftere göre kabul etme hakkı olan her mirasçı, bu yollar yerine resmî tasfiye isteyebilir. Resmî defter tutulduktan sonra mirasçıların beyana çağrıldığı aşamada da bu seçenek vardır (TMK m. 627).
- Mirasçılardan biri mirası kabul etmişse resmî tasfiye istemi dikkate alınmaz. Kabul eden mirasçı tereke borçlarından zaten kişisel olarak sorumlu olduğundan, alacaklıları korumak için terekeyi ayrıca tasfiye etmenin anlamı kalmaz.
- Resmî tasfiye yapılırsa mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz. Alacaklılar yalnızca tereke mallarından ödenir.
Bu yol, terekenin borca batık olup olmadığı belli olmayan, ama ailede kalması istenen değerler bulunan hâllerde mirasçıya güvenli bir seçenek sunar. Mirası reddeden mirasçı terekeden hiçbir şey alamaz; resmî tasfiyede ise borçlar ödendikten sonra kalan kısım mirasçılara kalır.
Mirasbırakanın Türkiye'deki borç durumunu yakından izleyemeyen, yurt dışında yaşayan mirasçılar için de resmî defter ve resmî tasfiye, kişisel sorumluluğu sınırlamanın yollarıdır.