TMK Madde 502 – Vasiyette
TMK Madde 502 metni
Ehliyet / Vasiyette
Madde 502
Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 502 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 449 uncu maddesini karşılamaktadır.
Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş olmak yeterlidir; ergin olmak veya kısıtlı olmamak şartı aranmaz.
Ayırt etme gücü, kişinin yaşının küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri bir sebeple akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olmamasıdır (TMK m. 13). Ayırt etme gücü her işlem için ayrı değerlendirilir. Bu nedenle vasiyet yapan kişinin, vasiyetin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda olması gerekir.
Kanun vasiyet için genel erginlik yaşı olan on sekizi aramaz. On beş yaşını doldurmuş bir genç, ana babasının izni olmadan vasiyetname yapabilir. Vesayet altındaki kısıtlı bir kişi de ayırt etme gücüne sahipse vasiyetname yapabilir; vasinin izni gerekmez. Bu, vasiyetin kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olmasının sonucudur. Miras sözleşmesi için ise daha ağır şartlar aranır (TMK m. 503).
Ehliyet, vasiyetnamenin yapıldığı ana göre değerlendirilir. Vasiyetname yapıldıktan sonra kişinin ayırt etme gücünü kaybetmesi, örneğin ilerleyen bir hastalık, vasiyetnameyi geçersiz kılmaz.
Ehliyetsiz kişinin yaptığı vasiyetname kendiliğinden hükümsüz değildir; iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir (TMK m. 557/1). Dava, iptal sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından başlayarak iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 559).
Yabancı unsurlu durumlarda vasiyet ehliyeti, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukuka tâbidir (MÖHUK m. 20/5). Türk vatandaşının yurt dışında yaptığı vasiyetnamede ehliyet bu maddeye göre değerlendirilir.