TMK Madde 465 – İznin bulunmaması
TMK Madde 465 metni
İznin bulunmaması
Madde 465
Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 465 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 408 inci maddesini karşılamaktadır.
Yürürlükteki madde sulh mahkemesinin izni alınmadan yapılan tasarrufların hukuksal durumunu düzenlemiştir. Maddenin aslı olan İsviçre Medenî Kanununun 424 üncü maddesi göz önünde tutularak, madde, asliye mahkemesinin (denetim makamının) izninin bulunmaması hâlini de kapsayacak şekilde kaleme alınmış ve yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapılan işlemlerin hukuksal durumu belirlenmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vasinin, kanunen gerektiği hâlde vesayet makamının veya denetim makamının iznini almadan yaptığı işlemlerin hukuki sonucunu düzenler.
Bazı işlemler için vasinin sulh hukuk mahkemesinden (TMK m. 462), bazıları için ise ayrıca asliye hukuk mahkemesinden (TMK m. 463) izin alması gerekir. Vasi bu izni almadan işlemi yaparsa ne olacağını bu madde belirler.
Kanun bu durumu, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmadan yaptığı işleme eşit sayar. Böylece TMK m. 451 ve 452'deki kurallar uygulanır:
- İşlem, gerekli izin verilinceye kadar vesayet altındaki kişiyi bağlamaz.
- Yetkili makam izni sonradan verirse işlem hüküm doğurur.
- Karşı taraf izin için uygun bir süre belirleyebilir veya bu sürenin hâkim tarafından belirlenmesini isteyebilir; süre içinde izin verilmezse o da işlemle bağlı olmaktan kurtulur.
- İzin verilmezse taraflar verdiklerini geri isteyebilir. Vesayet altındaki kişinin iade borcu, kendi menfaatine harcanan veya elinde kalan zenginleşmeyle sınırlıdır.
Örneğin vasi, vesayet altındaki kişi adına mahkemenin izni olmadan borç para almışsa, bu borç izin verilmedikçe kişiyi bağlamaz. Ödünç veren ancak kişinin gerçekten yararlandığı veya elinde kalan tutarı geri isteyebilir. Böyle bir işlem nedeniyle zarar doğarsa vasinin sorumluluğu ayrıca gündeme gelir (TMK m. 467).
Gerekçeye göre eski Kanun yalnızca sulh mahkemesinin izni alınmadan yapılan tasarrufları düzenliyordu. Yeni metin, maddenin kaynağı olan İsviçre Medenî Kanununu izleyerek denetim makamı izninin eksik olduğu durumları da kapsamıştır.