TMK Madde 422 – Usul
TMK Madde 422 metni
Atama usulü / Kaçınma ve itiraz / Usul
Madde 422
Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
İlgili olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.
Vesayet makamı, vasilikten kaçınma veya itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir vasi atar; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 422 gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 372 nci maddesini karşılamaktadır.
Arılaştırmak suretiyle kaleme alınmıştır. Maddedeki "sulh mahkemesi" yerine "vesayet makamı" deyimi kullanılmıştır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Vasiliğe atanan kişinin görevden kaçınmasının ve ilgililerin atamaya itirazının süresini ve usulünü düzenler.
Maddede iki ayrı hak düzenlenmiştir:
- Kaçınma: Vasi olarak atanan kişi, TMK m. 417'de sayılan sebeplerden birine dayanarak görevi kabul etmek istemiyorsa, bunu atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde bildirmelidir.
- İtiraz: Atamayla ilgisi olan herkes, vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Atanan kişinin vasiliğe engel bir hâlinin bulunması (TMK m. 418) ya da eşin ve yakın hısımların önceliğinin haklı bir sebep olmadan göz ardı edilmesi (TMK m. 414) itiraz sebebi olabilir. Vesayet altındaki kişinin eşi ve yakınları bu kapsamdaki ilgililerdendir.
Kaçınma veya itiraz önce vesayet makamına, yani sulh hukuk mahkemesine yapılır. Vesayet makamı sebebi yerinde bulursa yeni bir vasi atar. Yerinde bulmazsa kendi görüşünü de ekleyerek durumu denetim makamına, yani asliye hukuk mahkemesine bildirir; son kararı denetim makamı verir (TMK m. 424).
Bu süreç devam ederken atanan kişi, yerine başkası atanıncaya kadar vasilik görevlerini yürütmek zorundadır (TMK m. 423).
Gerekçede geçen "arılaştırma", maddenin dilinin sadeleştirildiğini anlatır.