TMK Madde 257 – Genel mal ortaklığı
TMK Madde 257 metni
Mülkiyet / Ortaklık malları / Genel mal ortaklığı
Madde 257
Genel mal ortaklığında eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur.
Eşler, ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar.
Hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değildir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 257 gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 222 nci maddesinden alınmıştır.
Maddeye göre genel mal ortaklığında, eşlerin yasadan dolayı kişisel mal sayılanlar dışında kalan malları ile gelirlerinin ortaklık mallarını oluşturduğu kabul edilmiştir. Burada ortaklığa dahil olduğu kabul edilen gelirler eşlerin ortaklığa dahil mallarının gelirleridir.
Maddenin ikinci fıkrası, İsviçre Medenî Kanununun 222 nci maddesinin Almanca metnine uygun olarak kaleme alınmıştır. Burada "genel mal ortaklığının", bölünmemiş bir bütün olarak eşlere ait olduğu ifade edilerek, "elbirliği mülkiyeti" niteliği anlatılmak istenmiştir. Almanca "ungeteil" ifadesinin karşılığı olarak "bölünmemiş bir bütün" ifadesi kullanılmıştır. Madde genel mal ortaklığında eşler arasında ortaklık malları konusunda el birliği (iştirak hâlinde) mülkiyetinin doğduğu ve buna ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrası ise, hiçbir eşin ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip olmadığını hükme bağlamaktadır. Burada sözü edilen pay, iştirak hâlinde mülkiyetteki ortaklık payıdır.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, genel mal ortaklığında kanunen kişisel mal sayılanlar dışındaki bütün malların ve gelirlerin eşlerin ortak malı olduğunu ve eşlerin bunlara elbirliğiyle sahip olduğunu düzenler.
Genel mal ortaklığı, mal ortaklığının en geniş türüdür. Eşlerin evlilikten önce sahip oldukları mallar ile evlilik sırasında edindikleri mallar ve bunların gelirleri, kanun gereği kişisel mal sayılanlar dışında ortaklığa girer. Kanun gereği kişisel mallar, her eşin yalnız kişisel kullanımına ayrılmış eşyası ile manevî tazminat alacaklarıdır (TMK m. 260/2). Eşler mal rejimi sözleşmesiyle, üçüncü kişiler de karşılıksız kazandırmalarıyla başka malları kişisel mal hâline getirebilir (TMK m. 260/1).
İkinci fıkra mülkiyetin türünü belirler. Eşler ortaklık mallarına "bölünmemiş bir bütün olarak" sahiptir. Gerekçede de belirtildiği gibi bu, elbirliği (iştirak hâlinde) mülkiyettir. Paylı mülkiyetten farkı, eşlerin her bir mal üzerinde ayrı ve belirli bir paya sahip olmamasıdır; hak, ortaklık mallarının tümü üzerinde ve birliktedir.
Üçüncü fıkra bunun sonucunu açıkça yazar: Hiçbir eş ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf edemez. Bir eş ortaklıktaki payını satamaz, bağışlayamaz veya rehin veremez. Ortaklık malları üzerindeki tasarruflar için olağan ve olağanüstü yönetim kuralları uygulanır (TMK m. 262, 263).
Rejim sona erdiğinde paylaşma TMK m. 276 ve 277'ye göre yapılır. Ölüm veya başka bir rejimin kabulü hâlinde ortaklık mallarının yarısı her eşe veya mirasçılarına verilir. Boşanma veya iptal hâlinde ise her eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malı sayılacak olanları önce geri alır, kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır.