TMK Madde 143 – Aile cüzdanı ve dinî tören
TMK Madde 143 metni
Evlenme töreni ve tescil / Yapılışı / Aile cüzdanı ve dinî tören
Madde 143
Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere bir aile cüzdanı verir.
Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz.
Evlenmenin geçerli olması dinî törenin yapılmasına bağlı değildir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
TMK Madde 143 gerekçesi
Madde yürürlükteki Kanunun 110 uncu maddesinden sadeleştirilmek suretiyle alınmış ve kaynak Kanuna uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir.
Kaynak: Türk Medenî Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 21. Dönem, S. Sayısı 723. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen “yürürlükteki Kanun” 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi, “kaynak Kanun” İsviçre Medenî Kanunudur.
Açıklama
Madde, evlenme töreninden sonra eşlere aile cüzdanı verilmesini ve dinî törenin resmî evlenmeyle ilişkisini düzenler. Evlendirme memuru tören biter bitmez eşlere aile cüzdanı verir. Aile cüzdanı, evliliği ve eşlerin kimlik bilgilerini gösteren resmî belgedir.
Madde iki kural daha koyar. Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz. Evlenmenin geçerliliği ise dinî törenin yapılmasına bağlı değildir. Türk hukukunda evlilik yalnızca evlendirme memuru önünde yapılan resmî törenle kurulur. Dinî tören eşlerin isteğine bırakılmıştır, hukuki bir sonuç doğurmaz ve ancak resmî evlenmeden sonra yapılabilir.
Bunun pratik sonucu şudur: Yalnızca dinî törenle, halk arasındaki adıyla imam nikâhıyla birlikte yaşayanlar arasında hukuken evlilik yoktur. Bu kişiler birbirinin yasal mirasçısı olmaz, aralarında mal rejimi doğmaz, boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka hükümleri uygulanmaz. Bu birliktelikten doğan çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur; babayla soybağı ise tanıma veya babalık davası sonunda verilen hükümle kurulabilir.
Gerekçedeki "yürürlükteki Kanun", 743 sayılı eski Medenî Kanundur. Gerekçe, maddenin kaynak İsviçre Kanununa uygun olarak üç fıkraya ayrıldığını belirtir.