MÖHUK Madde 27 – İş sözleşmeleri
MÖHUK Madde 27 metni
İş sözleşmeleri
Madde 27
(1) (Değişik:4/6/2025-7550/18 md.) İş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak üzere, tarafların sözleşmeyle belirledikleri hukuka tâbidir.
(2) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde iş sözleşmesine, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutad işyeri sayılmaz.
(3) İşçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.
(4) (Değişik:4/6/2025-7550/18 md.) Ancak hâlin bütün şartlarına göre işin yapıldığı yer hukukunun işin yapıldığı sırada uygulanmak zorunda olan hükümleri hariç olmak üzere, iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir.
Güncel metin: mevzuat.gov.tr, son karşılaştırma 29 Ekim 2026.
MÖHUK Madde 27 gerekçesi
2675 sayılı Kanunda yer verilmeyen "İş sözleşmeleri" başlıklı yeni bir maddedir.
Milletlerarası özel hukuk alanında çıkan ihtilâflarda, iş sözleşmelerinin sosyal içeriğini dikkate almayan 2675 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin uygulanması hep yetersiz kalmaktaydı. Bu nedenle Tasarının 26 ncı maddesiyle yeni bir düzenleme getirilmiştir. İş sözleşmelerinde, hem zayıf taraf olan işçinin korunması ihtiyacı hem de Devletin ekonomik ve sosyal politikalarıyla ilgili olarak yaptığı ve bireysel iş sözleşmeleri dışında kalan diğer düzenlemeler göz önünde tutulmuştur. İş hukukunun, kamu hukuku karakterli yönlerinin de bulunması ve işçinin edimini orada yerine getirmesi, "işyerinin bulunduğu ülke" hukukunun bu ilişkide objektif bağlama kuralı olarak uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Bu gerekçelerle maddede, bireysel iş sözleşmelerinde, en sıkı ilişkili hukuk olarak "mutad işyeri hukuku"nun uygulanacağı kabul edilmiştir.
Borç sözleşmeleri alanındaki genel yaklaşıma uygun olarak, bireysel iş sözleşmeleri konusunda da hukuk seçimi imkânı kabul edilmiş ve bağlama kuralı düzenlenirken ilk sırayı almıştır. Hukuk seçimi, iş sözleşmelerinin özel niteliği gereği, ancak işçi lehine ve sınırlı olarak tanınmıştır. Çünkü taraflarca hukuk seçimi yapılsa bile, objektif bağlama kuralına göre belirlenen hukukun işçiyi koruyan hükümlerinden daha elverişsiz hükümler içermesi halinde, seçilen hukuktaki hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Tasarının 26 ncı maddesinde, mutad işyeri hukukunun işçiyi koruyan hükümleri asgarî koruma standardı olarak kabul edilmekte ve hukuk seçimi yoluyla bu standardın altına inilmesi engellenmektedir.
Objektif bağlama kriteri olarak kabul edilen "mutad işyeri"nin geçici olarak değişmesinin, bağlama kuralının değişmesi sonucunu doğurmayacağı da maddenin ikinci fıkrasında öngörülerek bu konuda ortaya çıkabilecek tereddütler önlenmiştir. Buna karşılık, üçüncü fıkrada işçi işini mutaden farklı ülkelerde ifa ediyorsa, her iki tarafı da belirsizlikler ve zorluklardan korumak üzere işverenin işyeri merkezinin bulunduğu ülke anlamında "esas işyeri" hukukunun uygulanması kuralı kabul edilmiştir.
Tasarının 26 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında iş sözleşmelerinde de, objektif bağlama kuralının uygulandığı hâllerde, somut olayda sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde uygulanması imkânı, zorunlu olmamak şartı ile kabul edilmiştir.
Kaynak: Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu, TBMM 23. Dönem, S. Sayısı 47, tasarının 26. maddesi. Gerekçe, tasarının Meclis’e sunulan metnine aittir; madde sonradan değiştirilmişse güncel metinle farklılık gösterebilir. Gerekçede geçen 2675 sayılı Kanun, bu Kanundan önce yürürlükte olan 1982 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanundur; gerekçedeki madde numaraları tasarıya aittir.
Açıklama
Bu madde, yabancılık unsuru taşıyan bireysel iş sözleşmelerine hangi hukukun uygulanacağını düzenler. İşçi işverene göre zayıf taraf sayıldığından, sözleşmelere ilişkin genel kuraldan (MÖHUK m. 24) farklı ve işçiyi koruyan bir düzenleme getirilmiştir.
Taraflar iş sözleşmesine uygulanacak hukuku sözleşmeyle belirleyebilir. Ancak bu seçim, işçinin mutad işyerinin, yani işini olağan olarak yaptığı yerin hukukundaki emredici kuralların sağladığı asgarî korumayı ortadan kaldıramaz. Örneğin fesihte işçiyi koruyan kurallar seçilen hukukta daha zayıfsa mutad işyeri hukukunun koruması uygulanır.
Hukuk seçimi yapılmamışsa:
- İşçinin işini mutad olarak yaptığı işyerinin hukuku uygulanır. İşin geçici olarak başka bir ülkede yapılması bunu değiştirmez; Türkiye'deki bir şirketin birkaç aylığına Almanya'ya gönderdiği işçinin mutad işyeri Türkiye'de kalır.
- İşçi işini sürekli olarak birden fazla ülkede yapıyorsa, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülkenin hukuku uygulanır.
Dördüncü fıkraya göre hâlin bütün şartları sözleşmenin başka bir hukukla daha sıkı ilişkili olduğunu gösteriyorsa, hâkim ilk üç fıkradaki hukuk yerine bu hukuku uygulayabilir. Bu, hâkime tanınmış bir imkândır. İşin yapıldığı yerin hukukunun, iş sırasında uygulanması zorunlu hükümleri bu durumda da saklıdır.
Birinci ve dördüncü fıkralar 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Gerekçe maddenin ilk metnine aittir. Gerekçeye göre daha sıkı ilişkili hukuk yalnızca hukuk seçimi yapılmamış hâllerde devreye girecekti; bugünkü metin birinci fıkrayı da anmaktadır. İşin yapıldığı yerin zorunlu hükümlerine ilişkin istisna da gerekçede yer almaz.
İş sözleşmesinden doğan davalarda yetkili mahkeme MÖHUK m. 44'te düzenlenmiştir; bu yetki sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz (MÖHUK m. 47/2).